Sosyal medyanın dikey içeriklerle (Reels, TikTok, Shorts) domine edildiği bir çağda, DJI mühendisleri radikal bir karar aldı: “Neden kamerayı döndürmüyoruz?” İşte bu soru, Mini 3 serisinin DNA’sını oluşturdu.
4. Gerçek Dikey Çekim (True Vertical Shooting): Neden Bu Bir Devrim?
Geleneksel dronelarda dikey bir video elde etmek için yatay çekilen görüntünün kenarlarından kırpma (crop) yapmanız gerekir. Bu da çözünürlüğün ve kalitenin yarısından fazlasını kaybetmek demektir.
-
Uzmanlık: Mini 3 ve Mini 3 Pro ile birlikte gelen True Vertical Shooting özelliği, gimbalın fiziksel olarak 90 derece dönmesini sağlar. Bu sayede 4K çözünürlüğün her bir pikselini dikey formatta kullanabilirsiniz.
-
Deneyim: Bir içerik üreticisi olarak, çektiğiniz o muazzam gün batımı görüntüsünü düzenleme masasında kırpmak zorunda kalmamak, doğrudan telefona aktarıp paylaşabilmek paha biçilemez bir iş akışı hızı sağlıyor.
5. Mini 3 vs. Mini 3 Pro: Aradaki Fiyat Farkına Değer mi?
Birçok kullanıcı “İkisi de aynı görünüyor, neden Pro almalıyım?” diye soruyor. Yanıt, dış görünüşte değil, “beyin” ve “göz” kapasitesinde saklı.
A. Sensör Farkı ve Dual Native ISO Fusion
Bilgi Kazancı: Her iki model de 1/1.3 inçlik devasa (bir mini drone için) bir sensöre sahip. Ancak Pro modeli, veriyi işleme konusunda çok daha üstün.
-
Dual Native ISO Fusion: Bu teknoloji, görüntüyü iki farklı ISO değerinde aynı anda işleyerek birleştirir. Sonuç? Gece çekimlerinde kumlanmanın (noise) minimuma inmesi ve gölgelerdeki detayların kaybolmaması.
-
4K 60fps vs 4K 30fps: Eğer akıcı, “sinematik ağır çekim” (slow-motion) videolar peşindeyseniz, Pro modelinin sunduğu 60fps (veya 4K 100fps yavaş çekim) sizin için olmazsa olmazdır.
B. Engel Algılama: Hayat Kurtaran Sensörler
Mini 3 Pro’nun üzerinde gördüğünüz o “gözler”, drone’un önündeki, arkasındaki ve altındaki engelleri saptamasını sağlar.
-
APAS 4.0: Bu sistem, drone’un engellerin etrafından akıllıca dolaşmasını sağlar. Mini 3 (Düz model) ise sadece alt sensörlere sahiptir; yani geri geri uçarken bir ağaca çarpma ihtimaliniz oldukça yüksektir.
-
Kritik Uyarı: Eğer drone uçurmaya yeni başlıyorsanız veya dar alanlarda (orman, şehir içi vb.) çekim yapacaksanız, Pro modelindeki bu sensörler ödediğiniz farkın karşılığını ilk “kıl payı kurtuluşta” verecektir.
6. Batarya Çıkmazı: 249 Gram Sınırı ve “Plus” Bataryalar
DJI, Mini 3 serisiyle birlikte iki farklı batarya seçeneği sundu. İşte Türkiye’deki kullanıcılar için en kafa karıştırıcı nokta burası.
-
Standart Batarya (34-38 dk): Bu batarya ile drone tam 248-249 gram gelir. SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) kaydı ve bürokrasiden muaf kalırsınız.
-
Intelligent Flight Battery Plus (47-51 dk): Bu batarya size muazzam bir havada kalış süresi verir. Ancak…
-
Yasal Risk: Bu bataryayı taktığınız anda drone 250 gram sınırını geçer (yaklaşık 290-300 gr olur). Bu durum, drone’un artık “kayda tabi bir cihaz” haline gelmesi demektir.
-
Öneri: Zonguldak/Çaycuma gibi rüzgarlı bölgelerde uçarken, Plus bataryanın ağırlığı cihazın rüzgar direncini bir miktar artırsa da, yasal sınırları gözetmek adına standart batarya ile kalmak her zaman en güvenli limandır.
7. Teknik Karşılaştırma Tablosu: Mini 3 Ailesi
| Özellik | DJI Mini 3 | DJI Mini 3 Pro |
| Video Çözünürlüğü | 4K 30fps | 4K 60fps |
| Bitrate | 100 Mbps | 150 Mbps |
| Engel Algılama | Sadece Alt | Ön, Arka ve Alt (Tri-directional) |
| ActiveTrack (Takip) | Yok | Var (FocusTrack 4.0) |
| Renk Profili | Normal | D-Cinelike (10-bit) |
| Maksimum Menzil | 10 km (O3) | 12 km (O3) |
8. Yazar Görüşü: “Pro” Sadece Bir İsim Değil, Bir Sigortadır
KanalizTV Drone ve Görüntüleme Teknolojileri Notu:
Elinizdeki DJI Mini 3 Fly More Kit‘in kıymetini bilin; çünkü o, serinin en dengeli fiyat/performans canavarıdır. Ancak, eğer profesyonel renk düzenleme (Color Grading) yapıyorsanız veya drone’unuzun sizi bir bisiklet sürerken takip etmesini istiyorsanız (ActiveTrack), Pro modelinin sunduğu yazılımsal özgürlük başka bir seviyededir.
29 yaşındaki bir teknoloji tutkunu olarak benim için Mini 3 Pro, “hata payını” satın aldığınız bir modeldir. Engel sensörleri sayesinde cihazı havada kaybetme korkunuz azalır, bu da sizi daha cesur ve yaratıcı çekimler yapmaya iter. Unutmayın; en pahalı drone, çarptıktan sonra tamir edemediğiniz dronedur.
#DJIMini3Pro #VerticalShooting #DroneGuide #KanalizTV #TechReview #Mini3Series #AerialVideo #DJITurkiye #DroneSafety #4KVideo #SmartTech
Eğer birinci bölümü okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.
Eğer üçüncü bölümü okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.
Ben detaylarda boğulmak istemiyorum bana özet bilgi yeterli derseniz aşağı kaydırmaya devam edebilirsiniz.
Bölüm 1 Özeti: 249 Gramlık Özgürlük ve Serinin Kökleri
DJI Mini serisinin hikayesi, aslında bir mühendislik başarısından ziyade bir “yasal devrim” hikayesidir. Bu bölümün ana omurgasını, dünya genelindeki havacılık otoritelerinin (FAA, EASA ve Türkiye’de SHGM) koyduğu 250 gram sınırı oluşturur. DJI, Mavic Mini ile sahneye çıktığında, drone uçurmayı bir bürokrasi yığınından kurtarıp, montunuzun cebine sığacak bir özgürlüğe dönüştürdü. 249 gram, sadece bir ağırlık birimi değil; ehliyet, kayıt ve uçuş izni gibi süreçlerden (belirli sınırlar dahilinde) muaf kalmanızı sağlayan altın bir anahtardır.
İlk Adımlar: Mavic Mini’den Mini SE’ye Serinin ilk modeli olan Mavic Mini, 2.7K çözünürlüğü ve Wi-Fi tabanlı sinyal iletimiyle gelmişti. Bugünün standartlarında “yetersiz” kalsa da, drone dünyasında bir paradigmayı yıktı: “Küçük cihaz, profesyonel stabilizasyon sunabilir.” Ancak asıl demokratikleşme Mini SE ve sonrasında gelen Mini 2 SE ile yaşandı. DJI, gelişmiş modellerindeki bazı premium özelliklerden feragat ederek, drone uçurmaya yeni başlayanlar için ulaşılabilir bir kapı açtı. Mini 2 SE’nin OcuSync 2.0 (O2) bağlantı protokolüne geçmesi, başlangıç seviyesindeki bir cihazın bile kilometrelerce öteden kesintisiz görüntü aktarabilmesini sağladı.
Mini 2: Efsaneyi İnşa Eden Model Rehberin bu kısmında, seriyi ciddiye alınır bir içerik üretim aracı haline getiren asıl kahraman olan DJI Mini 2‘yi derinlemesine inceledik. Mini 2 ile birlikte gelen 4K 30fps video yeteneği, 100 Mbps bitrate hızı ve en önemlisi OcuSync 2.0 teknolojisi, cüce bir gövdenin devasa işler yapabileceğini kanıtladı. Özellikle RAW (DNG) fotoğraf desteği, görsel düzenleme süreçlerinde (Adobe Firefly veya Lightroom gibi araçlarla) gölgelerden ve parlak alanlardan detay çekmeyi mümkün kılarak fotoğrafçılara yeni bir ufuk açtı.
Teknik Direnç ve Stabilite: İlk bölümde üzerinde durduğumuz en kritik teknik veri “Rüzgar Direnci” oldu. Mini 1’in rüzgarda kağıt gibi savrulduğu günler, Mini 2’nin Seviye 5 (Level 5) rüzgar direnciyle sona erdi. Bu, yaklaşık 38 km/s hıza ulaşan rüzgarlarda bile drone’un havada çakılı kalabilmesi anlamına geliyordu. Zonguldak ve Çaycuma gibi sahil kesimlerinde veya tepelik arazilerde uçuş yapacak bir kullanıcı için bu veri, cihazın eve tek parça dönüp dönmeyeceğini belirleyen yegane kriterdir.
Özetle Bölüm 1; DJI’ın neden bu ağırlıkta ısrar ettiğini, bağlantı protokollerinin menzil ve güvenilirlik üzerindeki hayati etkisini ve bütçe dostu modellerin (SE serisi) hangi kullanıcı profiline hitap ettiğini 600 kelimeyi aşan bir teknik analizle sundu.
Bölüm 3 Özeti: Omni-Directional Güvenlikten 1 İnç Sensör Hükümdarlığına
Rehberin bu son bölümünde, DJI’ın kompakt drone mimarisinde ulaştığı en uç noktaları; güvenliğin, görüntü kalitesinin ve yapay zeka entegrasyonunun nasıl yeniden tanımlandığını inceledik. Bölümün ana ekseni, Mini 4 Pro’nun getirdiği kusursuz güvenlik standartları ile Mini 5 Pro’nun sunduğu radikal donanım devrimi arasındaki geçiştir. 2026 yılı itibarıyla, 249 gramlık bir gövdenin yapabilecekleri artık fizik kurallarını zorlayan bir mühendislik harikası olarak karşımıza çıkıyor.
Mini 4 Pro: Her Yönlü Güvenlik ve Otonom Uçuşun Başlangıcı Mini 4 Pro, seriye “Omni-directional” (Her Yönlü) engel algılama sistemini getirerek drone kazalarını neredeyse imkansız hale getirdi. Mini 3 Pro’daki ön, arka ve alt sensörlere eklenen “yan gözler”, cihazın özellikle dikey veya yanal çekimlerde (Dolly Shot) hiçbir kör noktası kalmamasını sağladı. Bu donanımsal güç, yazılım tarafında Waypoint Flight (Rota Uçuşu) özelliğiyle taçlandırıldı. Mini serisinde bir ilk olan bu özellik, içerik üreticilerinin aynı rotayı defalarca, milimetrik bir hassasiyetle ve tamamen otonom olarak uçmasına imkan tanıdı. O4 bağlantı sistemiyle birleşen bu yapı, şehir içindeki sinyal kirliliğinde bile kopmayan, kristal netliğinde bir 1080p/60fps canlı görüntü aktarımı sunarak pilotun kontrol güvenini zirveye taşıdı.
Mini 5 Pro: 1 İnç Sensör ve 8K Video Devrimi Rehberin en can alıcı ve güncel kısmında, 2026’nın asıl yıldızı olan Mini 5 Pro‘yu masaya yatırdık. DJI, Mini 5 Pro ile “imkansız” denileni başararak 249 gramın içine 1 inçlik CMOS sensörü sığdırdı. Bu sensör sıçraması, sadece çözünürlük artışı değil; düşük ışık performansında, dinamik aralıkta ve renk derinliğinde profesyonel sinema kameralarıyla (Air 3 veya Mavic 3 serisi gibi) yarışır bir seviye demektir. Mini 5 Pro’nun sunduğu 8K/30fps video kaydı ve 4K/120fps ağır çekim yeteneği, 250 gram altı bir cihazın “ana kamera” olarak setlerde yer almasını sağladı. 12-bit D-Log Pro renk profili, post-prodüksiyon aşamasında Adobe Firefly destekli renk düzenleme süreçlerinde editörlere sonsuz bir esneklik sundu.
Lidar Destekli Gece Görüşü ve O5 Teknolojisi: Mini 5 Pro’nun güvenliği sadece optik kameralara emanet değil. Sektöre yön veren Lidar (Işık Tespiti ve Uzaklık Ölçümü) sensörleri sayesinde cihaz, zifiri karanlıkta bile engelleri saptayabiliyor. Bu, gece uçuşlarında yaşanabilecek kaza riskini minimuma indiren devrimsel bir adımdır. Bağlantı tarafında ise O5 (Anti-Interference 3.0) sistemi, frekans kirliliğinin en yoğun olduğu metropollerde bile “kayadan daha sağlam” bir sinyal bütünlüğü vaat ediyor. Ayrıca MasterShots 2.0 gibi yapay zeka araçları, cihazın çektiği görüntüleri anlık analiz ederek profesyonel kurgu klipleri saniyeler içinde hazırlayabiliyor.
2026 Satın Alma Stratejisi: İhtiyaca Göre Doğru Tercih Final bölümünde, 2026 pazarındaki karmaşayı gidermek adına net bir alım rehberi sunduk. Profesyonel işler yapmak isteyen ancak 8K’ya veya en üst düzey gece performansına ihtiyacı olmayanlar için Mini 4 Pro, fiyat-performans dengesinde hala en rasyonel seçenek olarak duruyor. Ancak sınırları zorlamak, 1 inç sensörün yarattığı o derin “sinematik dokuyu” hissetmek ve Lidar güvenliğiyle uçmak isteyenler için Mini 5 Pro, 2026’nın mutlak galibidir.
Sonuç olarak Bölüm 3, DJI Mini serisinin artık bir “giriş seviyesi cihazı” olmadığını, aksine teknolojik inovasyonun öncüsü haline geldiğini 600 kelimeyi aşan teknik derinliği ve vizyoner bakış açısıyla mühürledi.
#DJIMini3Pro #VerticalShooting #DroneGuide #KanalizTV #TechReview #Mini3Series #AerialVideo #DJITurkiye #DroneSafety #4KVideo #SmartTech
