“Bizi kimse kurtaramaz…”

“Bizi kimse kurtaramaz…”

Hayırlı olsun

Sevgili okuyucular,

Denge Gazetesi bugün itibariyle Zonguldak’ta yayın hayatına başlamış bulunuyor. Bu gelişme ile birlikte, Zonguldak’ta dengelerin değişeceğini de tahmin etmek, zor olmasa gerek.

Zonguldaklı vatandaşların karşısına doğru, ilkeli, objektif ve doğru habercilik parolası ile çıkan Denge Gazetesinde bize de bu yolda mücadele etme vazifesi düştü. Bu nedenle mutluyuz, Allah utandırmasın.

Birlik beraberlik olursa…
Zonguldak, herkesin tabiri ile sorunlu bir şehir olarak görünse de, gerçekten sorunlu bir şehir. Sorunları sokakta durdurduğunuz herhangi bir vatandaş, size hemen hemen eksiksiz bir biçimde sayabilir. 

Peki nedir Zonguldak’ın sorunları?

Birkaç tanesini sayalım. TTK, işsizlik(istihdam), göç, kentsel dönüşüm, rödevans sorunu, yapılamayan tüneller ve yollar, eleman bulamama, altyapı vs. Daha çok sorun sayabiliriz, herkes gibi.

Herkes bu sorunları biliyor ve sayabiliyorsa, bu sorunlar neden çözüme kavuşmuyor?

Çünkü sorunlar saymakla ve söylemekle çözülmüyor. Bu sorunları çözüme kavuşturabilmek için, birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmek, kişisel çıkarlar yerine toplumsal çıkarları gözetmek, parti ve görüş ayrılığına düşmemek gerekiyor. Ancak bunun sözde kalması da fayda göstermez, çünkü birlik ve beraberlik çağrıları herkesin ağzına sakız olmuş durumda. 

Hatta bazı kişiler, Zonguldaklı vatandaşlar için “Ben hayatımda malını satmaya, bu kadar meraklı bir şehir daha görmedim.” demiş. Bunu belki de onlarca kişi dile getiriyor. Ancak buradaki temel sorun, bu ifadelerin kullanılması değil, bunların söylenmesine sebep olan davranışlarımız. 

Sahi, biz neden bu şehre sahip çıkmıyoruz? Bu şehirde barınamazsak, kalacak başka yerimiz ve güvencemiz mi var?

Elimizi vicdanımıza koyma vakti gelmiştir. Zonguldak’ın madencisine, işçisine, emeklisine, gencine, esnafına, iş adamına ve özellikle toprağına, yani şehrine sahip çıkması gerekiyor. Biz bizim olana sahip çıkamazsak, hiç kimse bizi kurtaramaz. 

Bizim 3 milletvekilimiz var, bizim 2 milletvekilimiz var, benim 1 tane milletvekilim var, gerisi hikaye sözlerini bir kenara bırakmalı ve bizim 5 milletvekilimiz var demeliyiz. 

Elimizden gidenlerin haddi hesabı yok. Artık kaybetmeye tahammülümüz de olmamalı. 

Ben bu şehrin gün geçtikçe eridiğini ve güçsüzleşti(rildi)ğini! görmek istemiyorum. 

Peki sen ne yapacaksın? Eline biletini alıp, senin için ayrılan koltuğa oturup, bu şehrin kaybedişini mi izleyeceksin, yoksa senin olanı senden almaya çalışanların karşısına dikilip hesap mı soracaksın?

Karar senin, ama şunu unutma,

Düşünmek için fazla zamanın yok.

 Mehmet Akif Ersoy, ‘Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak’ şiirinde, şu satırlara yer vermiş.

“Sâhipsiz olan memleketin batması haktır; 
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır. 
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar… 
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var. ”

Cantürk Demirci 2016 Köşe Yazısı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kurulmaya Cesaret Dahi Edilemeyen Hayalleri Gerçek Kılanlar Ölümsüzdür! "

-Cantürk Demirci