Merhaba,
Sizlere anlatmak istediklerim var.
Hikaye sever misiniz?
İzninizle başlıyorum.
Derler ki çözüm biziz,
Dertlerinizin dermanı biziz,
Sizlere refah sağlayacağız,
Huzurun yolu bizden geçiyor.
Savaşa biz engel oluyoruz,
Burayı biz ayakta tutuyoruz,
İstikrar bizim adımız,
Sizi biz koruyoruz!
Bu sorunu sadece biz çözeriz.
Geleceğiniz de biziz umudunuz da derler.
Neyse!
Bir de başka bir konu var.
Zamanlardan bir zaman,
Bize geldiler ve dünyayı yönetebilecekleri, bunun yanında yüzyıllar boyunca yönetimleri, dünyanın gidişatını ve insanların düşüncelerini kontrol edebilecekleri bir sistem geliştirmek istediklerini söylediler.
Bunun duyulmaması gerektiğini, eğer duyulursa ağır ve telafisi olmayacak sonuçlara yol açabileceğini de eklediler.
Peki dedik başladık.
İşin aslı kalabalık bir ekiptik,
Kökenimiz çok eskilere dayanır,
Tıpkı bunu bizden isteyenlerin hayalleri gibi!
Dağ gibi 18 yüzyıl geçmiş,
Hey gidi hey!
Emir ağır yerden, biz de istekliyiz başladık çalışmaya.
Tabi ki işin ehli insanlarla çalışıyoruz.
İşin başında da ben varım.
Her gün çalışanlar gelir, proje taslağını sunar.
Oturur tartışır kusurları ve hataları değiştirerek mükemmele yakın bir sistem üzerine kafa patlatırız.
Gel zaman git zaman, bir türlü akla yatkın bir proje gelmedi.
Bazıları geçici, bazıları sert bazıları da dünya coğrafyasının tamamına uyum sağlamayacak cinstendi.
Bir gün daha önce bu konuda hiç yanıma gelmeyen bir çalışan kapımı çaldı.
Adı Hhedor Gigaterlz.
“Benim bir hayalim var” diyerek başladı sözlerine.
Projesini masaya bıraktı ve aklıma takılan bir konu olursa, çekinmeden sorabileceğimi söyledi.
Açıkçası merak etmiştim ve incelemeye başladım.
Projede ilk olarak hakim olan yönetimler, milletler, dinler, diller ve ekonomi temel alınmıştı.
Proje gayet açıklayıcı ve basit temellerden oluşuyordu.
Birçok seçenek sunuyordu ve hep bir B planı vardı.
Özetlemek gerekirse,
Toplumların çalışma, beslenme, giyinme, barınma ve hedeflerinden ne için yaşayacaklarına kadar, olası aksiliklere karşı B Planı dahil her sorunun bir yanıtı vardı.
Öncelikle söz sahibi krallık ve imparatorluklar ya yıkılmalı ya da kontrol altına alınmalıydı.
Eğer kontrol altına alınırsa, gelecek yöneticiler çocukluktan yetiştirilmeli ve tamamıyla bizim kültürümüzden ve bize sadık olmalı, ya da istemese de yönetici vasfına sahip olmayan liyakatsız ve vizyonsuz kişiler belirlenmeliydi.
Matbaalar ve gelişen topluma hitap eden alanlar bizim kontrolümüzde olmalıydı ve neyin yayınlanacağını biz belirlemeliydik.
Yapılan tüm tünel, köprü ve metrolara patlayıcılar yerleştirerek, uzun süreçli bir tehdit kozuna sahip olmalıydık.
İnsanları kendimiz için çalıştırıp, kazandıklarını isteyerek ve can atarak yine bize harcamasını sağlamalıydık.
İnsanları dinlerine karşı soğutup, güvensizlik ortamı oluşturarak onlara dayanağı olmayan alternatifler sunmalıydık.
Toplumun bağlılık, aile ve ahlak yapılarıyla oynayıp onları istediğimiz ideolojiye yönlendirmeliydik.
Bu şekilde hem onları kontrol edebilir, hem de istediğimiz zaman yok edebilirdik.
Onlar bizlerden kat be kat üstün sayılarda olsalar bile, kimsenin birbirine güvenmemesini sağlamalıydık.
Toplumların ana merkezinin para ve menfaat ilişkisi olmasını sağlamalıydık.
Çünkü ekonomiyi de biz yöneteceğimiz için doğal olarak onları da biz yönetmiş olacaktık…
Bunlar yalnızca birkaçı ve daha onlarca sayfa madde, detay, B Planı ve senaryo olasılıkları var.
Hemen yanıma Hhedor’u çağırdım ve bunu nasıl başardığını sordum.
Bana pek detay vermedi ama anladığım kadarıyla bu projede hem hayal, hem tarih, hem tecrübe, hem de zeka yatıyordu.
Projeyi teslim ettik ve işte sonuç.
Buraya kadar zahmet edip okuduğunuz için teşekkür ederim.
Size bir hikaye anlattım.
Ama yalnızca bir tanesi için bunu söyleyebilirim.
Anlattıklarımın tamamının hikaye olduğunu iddia etmiyorum ancak, en az bir tane hikaye anlattığımı ifade edebilirim.
Tercih sizin.
Velhasıl kelam,
Biz hikaye dinlemeyi severiz!
